biz
biz, rastlantısal lezzetlere değil; küratörlüğü yapılmış, bütünsel ve anlamlı deneyimlere inanıyoruz. tatların, kokuların ve menülerin çok ötesine geçen bir hikâye; ritmi olan, çağrısı olan ve birlikte keşfedilecek bir dünya inşa ediyoruz.
her detayı özenle seçilmiş, özgün, dinamik, dışa dönük, rafine ve kaliteli bir duruş sergiliyoruz. kokusuyla akılda kalan, lezzetiyle damakta iz bırakan, müziğiyle ruha enerji katan ve görselliğiyle hayranlık uyandıran “çok duyulu” bir marka olarak; herkesin kendinden bir parça bulabileceği, kapsayıcı ve ilham verici bir atmosfer yaratmayı amaçlıyoruz.
hayalini kurduğumuz dünya; kimsenin dışında kalmadığı, şık ama içten, kaliteli ama ulaşılabilir, gerçek ve samimi bir dünya... erişilebilir, yaşanabilir, dokunulabilir ve tadılabilir bir yaşam kültürü sunuyoruz. karmaşıklıktan uzak, yalın ama etkileyici, kolay ama unutulmaz bir hikâye anlatıyoruz.
izaz; sıradan tanımların, alışılmış imgelerin ötesinde, farklı bir karşılaşma; beklenmedik bir ters köşe. yalnızca bir ürün ya da bir fikir değil — hayal ettiğimiz dünyanın bir provası. geçmişin izlerini, dönüşümün bilgisini ve kişisel keşiflerimizin toplamını taşıyan bir deneyim. içsel yolculuklarımızdan, ruhumuza işleyen şehirlerden —özellikle bir masalın ilk cümlesi kadim mardin’den, kendi hikâyesini yeniden yazan çağdaş doha’dan, birlikte oturduğumuz mekânlardan, içtiğimiz kahvelerden, anılarımızdan ve yaralarımızdan ilham alıyoruz.
markamızın kimliğini; turuncunun sıcaklığı, morun derinliği ve doğunun kalbiyle şekillendiriyoruz. dengeyi merkezde tutan bir anlayışla; kalbimize, zihnimize ve duyularımıza hitap eden kolektif bir alan ve ruh yaratarak ezberleri birlikte bozuyoruz.
ve hep keşfetmeye, dönüşmeye, şaşırmaya, bükülmeye ve büyümeye devam ediyoruz.
yeni yollara, “anlamlarını bilmeden dinleyip sevdiğimiz şarkılara”, dört mevsime, güneşe, aya, sirius’a, gökkuşağına, doğunun ta kalbine ve en çok da her şeyi yoktan var edene, Yaratan’a...