Hoş Geldiniz
Hızlı ve güvenli alışverişe giriş yapın!
Henüz Üye Değil Misiniz?
Kolayca üye olabilirsiniz!

ilham perileri

2019 senesinin nisan ayında, evlatlarım ve yakın bir arkadaşımla 5. kez gittiğim mardin’in, daha önce hiç görmediğim ve merak ettiğim köyü “zaz”ı yani “izbırak”ı ziyaret edeceğimi biliyordum. tur abdin’in en eski süryani köylerinden biri olan “zaz”a yolunuz düşmez, belki sadece geçer. tüm köyler hep birlikte, “zaz” tek başınadır. burada bu köyün hikâyesini anlatmayacağım, merak edenler araştırıp ziyaret edebilirler.

 

benim radarıma çok uzun yıllar önce girmişti “zaz”. gittim, gördüm ve kalbime kaydettim. “iki nehir arasında” kalan bu kadim topraklarda çok yol yaptım, çok aradım, çok da merak ettim; insanların hikâyelerini merak ettim, zamanı, yokluğu, varlığı merak ettim.

 

“zaz”ı düşünürken, okurken, yazarken, çoğaltırken “izaz” düştü içime. bilmezdim anlamının gönülden bir ağırlama, değer verme ve ikram etmek olduğunu. çocukluğumdan beri ailemden gördüğüm cömertlik ve eli açıklığın da hayatımı ve hikâyemi şekillendireceğini bilmezdim. annem ve babam hep çok ağırlayan ve lütfeden insanlardı. misafir etmeyi, ikram etmeyi severlerdi. yemeğin en baharatlısı bizde pişerdi. sonra evdeki yemek kokusunu bastırmak için fişe buhurdanlık takılır, en karizmatik “oud” kokuları da tüm evi sarardı. kokuyla kesinlikle bir derdim vardı, hep var olacak.

 

o yüzden “izaz”... değer verenlerin, değer görenlerin, ikram edenlerin, eli açıkların, iyi niyetlilerin, cömertlerin, mertlerin, ağzı dualıların, mütevazilerin dünyası. "izaz” paylaştıkça çoğalacak, “izaz”da paylaşıldıkça çoğalacak, bereketlenecek.

 

bu bir hatırlayış, bir yaşam biçimi ve bir teşekkür benim için... “zaz” ve “izaz”ın aynı cümlede buluşması; biri bir yer, biri bir hâl kalbimde.

 

şükranlarımı sunuyorum...

IdeaSoft® | E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.